Her şehir koşucusunu biraz kendine benzetir.
Ankara da öyle bir şehir. Rakımı, ayazı, rüzgârı ve iniş çıkışlarıyla kolay bir yer değil ama burada koşmaya alışanlar için güçlü bir temel oluşturur.
2014’ten beri bu zeminde birlikte koşan Ankarunning kurucularından Çağrı Ünal ile kulübün nasıl ortaya çıktığını, yıllar içinde nasıl ayakta kaldığını ve Ankara’da koşmanın ne anlama geldiğini konuştuk.

Ankarunning, 2014 yılında Ankara’da koşmayı hayatının bir parçası ve rutini olarak gören bir topluluk olarak kuruldu. Yaklaşık 11 yıl önce, “birlikte koşalım, birlikte gelişelim” fikriyle, birkaç koşu sevdalısının bir araya gelmesiyle doğdu. Başlangıç noktamız çok netti: öncelikle koşmak ve istikrar. Kulübün arkasındaki ekip ise profesyonel sporculardan çok, sporu hayatına entegre etmiş, koşunun dönüştürücü ve geliştirici gücüne inanan gönüllülerden oluşuyor.
Ankara, koşucuya kolay lokma değildir. Rakımı, ayazı, rüzgârı ve inişli çıkışlı parkurlarıyla sizi her zaman test eder. Ama tam da bu yüzden burada koşanlar dayanıklıdır. Parkur çeşitliliği (Eymir, ODTÜ, Seğmenler, İncek, Orman koşuları) hem yol hem arazi koşucularını besler.
Ankarunning bu sert ama karakterli ortamda, koşuyu sürdürülebilir kılan bir denge sunuyor.

Bugün Ankarunning, “haftada 2 koşulan bir grup”tan çok daha fazlası.
Her seviyeden koşucunun kendini güvende hissettiği, ilk 5K’sını koşanla maraton hazırlananın yan yana durabildiği bir topluluk.
Bizi en çok gururlandıran taraf ise şu: İnsanlar sadece koşuya değil, birbirine gelmek istiyor.
Bir koşu kulübünü sürdürülebilir kılmak kolay değil.
Ankarunning’i ayakta tutan en büyük dinamik ego barındırmayan ekip ruhu.(her ne kadar öyle olduğumuzu düşünseler de:) )
Yarışanı destekleyen, zorlananı kollayan, gelmeyeni soran bir kültürümüz var.
11 yıldır,ortak bir disiplin ve saygı çerçevesinde ilerleyen bir yapı bu sürdürülebilirliği sağlıyor.
Genelde haftada birkaç sabit buluşma var; özellikle hafta içi akşam koşuları ve pazar sabahları bizim klasiklerimiz.
Antrenmanlar çoğu zaman:
Isınma
Tempo / interval / keyif koşusu yol yada arazi
Soğuma & sohbet
formatında ilerler. Yeni gelen biri için süreç çok basit: Geliyorsun, koşuyorsun, kalıyorsun. Kimseye tempo dayatılmaz. Yeni başlayanlar için her zaman değil çok nadir etkinliklerimiz oluyor. Genelde 5K koşabilen arkadaşları davet ediyoruz.
Yarışlar bizim için sonuçtan çok hikâye demek.
İznik Ultra, Prag Yarı Maratonu gibi organizasyonlara birlikte hazırlanmak, aynı şehirde aynı formayla start almak çok kıymetli.
Unutamadığımız anlar genelde kürsü değil; yarış sonrası kutlamalar, son kilometrede birbirini itenler, “bunu da bitirdik” cümlesi.

Önce rakıma saygı 😄
Sonra doğru ekipman, özellikle kış aylarında, malum ayazımızla meşhuruz.
Buluşma kültürümüz nettir: zamanında gelinir, kimse kimseyi tanımasa bile aynı gruptanmış gibi koşar.
Şehirle ilgili ipucu: Ankara parkurunu hafife alma.
Yeni dönemde hedefimiz daha fazla “büyümek” değil, hep sağlam, kaliteli ve butik kalmak.
Yeni koşuculara alan açmak arazi ve uzun mesafe hedeflerini çoğaltmak önceliklerimiz arasında.
Hayalimiz net: Yıllar sonra da “Ben koşuya Ankarunning ile başladım” diyen insanların olması.
Bazı topluluklar yarış sonuçlarıyla değil, yıllar içinde oluşturdukları alışkanlıkla tanınır. Ankarunning’in hikâyesi de biraz böyle; düzenli buluşmaların, birlikte geçirilen kilometrelerin ve zamanla oluşan bağın sonucu.