Burundili koşucu Rodrigue Kwizera, pazar günü Madrid Vintage Run by TotalEnergies’te 26:01 koşarak tarihin en hızlı 10 kilometre derecesine imza attı. Ancak parkurun net iniş profiline sahip olması nedeniyle bu derece resmi dünya rekoru olarak kabul edilmeyecek.

26 yaşındaki Kwizera, Madrid sokaklarında koştuğu yarışta mevcut dünya rekorunun tam 30 saniye altına inmeyi başardı. Resmi 10K dünya rekoru, Şubat 2024’te Barselona’da 26:31 koşan Etiyopyalı Yomif Kejelcha’ya ait olmaya devam ediyor.

Madrid’deki performansında kilometre başına ortalama 2:36 pace ile koşan Kwizera, yarış boyunca rekor temposunun altında kaldı. Yarış organizasyonunun aktardığına göre ilk kilometreyi 2:30’da geçen sporcu, 5K noktasına Plaza de Colón yakınlarında 13:14 ile ulaştı. Bu bölümde iki tavşanından yalnızca biri yanında kalabilmişti.

Yarışın kırılma noktası ise 7. kilometrede geldi. Kwizera kalan son tavşanını da geride bırakarak tek başına koşmaya başladı. 8. kilometrede Paseo de las Delicias’a ulaştığında rekor artık net şekilde görünüyordu. Son iki kilometre ise adeta zamana karşı bir denemeye dönüştü.

Yarışın ardından konuşan Kwizera, “Tarih yazdığım için çok mutluyum. Kendimizi sonuna kadar zorlayabildik. Artık bu parkuru tanıyorum ve gelecek yıl derecemi geliştirmek için tekrar geleceğim.” dedi.

Neden Dünya Rekoru Sayılmayacak?

World Athletics, yol yarışlarında dünya rekorlarının onaylanabilmesi için parkurların belirli kriterleri karşılamasını şart koşuyor. Bunlar arasında başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki mesafe ile toplam irtifa kaybına yönelik sınırlar bulunuyor.

Madrid Vintage Run parkuru ise özellikle net iniş profili nedeniyle bu kriterleri karşılamıyor. Organizasyon da yarış öncesinde bunun farkında olduklarını açıkça belirtmişti. Amaçları resmi bir dünya rekoru kırmaktan çok insan sınırlarının ne kadar ileri taşınabileceğini görmekti.

MAPOMA CEO’su ve projenin lideri Pedro Rumbao, yarış sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bunun son derece zor olduğunu biliyorduk. Ancak denemeye değer olduğunu da biliyorduk. Bugün Madrid, sınırların sabit bir çizgi olmadığını, sürekli ileri taşınabilecek bir ufuk olduğunu gösterdi. Bu tarihi anın burada yaşanmış olmasından gurur duyuyoruz.”

Organizasyonun temel sorusu oldukça basitti: Tüm değişkenler performans için optimize edildiğinde bir insan 10 kilometreyi ne kadar hızlı koşabilir?

Bu doğrultuda parkur performans odaklı olarak seçildi, uluslararası tavşan ekibi kuruldu, hava koşulları yakından takip edildi ve yarış tamamen kronometreyi zorlamak üzerine kurgulandı.

Bir Yarışta 53 Saniyelik Gelişim

Kwizera’nın yarış öncesindeki resmi 10K kişisel en iyi derecesi 26:54’tü. Madrid’de bu derecesini tam 53 saniye geliştirmeyi başardı.

Bu performans aslında son aylardaki form durumuyla da uyumlu. Mart ayında koşulan Prag Yarı Maratonu’nu 58:16 ile kazanarak parkur rekorunu kırmıştı. Böylece Sabastian Sawe’nin 2024’teki derecesini 8 saniye geliştirmiş oldu.

Prag’daki performansı onu yarı maraton tarihinin en hızlı 14. ismi konumuna taşırken, Madrid’deki 26:01 derecesi de resmi olmasa bile insanlık tarihindeki en hızlı 10 kilometre olarak kayıtlara geçti.

Resmi dünya rekoru hâlâ Yomif Kejelcha’nın 26:31’lik derecesi olsa da, Madrid’de yaşananlar performans sporlarında sınırların ne kadar ileri taşınabileceğine dair yeni bir tartışma başlatmış durumda.