Londra Maratonu uzun zamandır sadece bir yarış değil. Ama bu yıl organizasyonun geldiği nokta, maraton kültürünün nereye evrildiğini çok net gösterdi. Bir tarafta resmi yarış koşullarında ilk kez sub-2 maraton gören dünya, diğer tarafta ise başvuru sistemini kilitleyen milyonlarca insan vardı. Londra artık sadece elitlerin değil, herkesin içinde olmak istediği bir etkinlik haline geldi.

2026 Londra Maratonu’nda Sabastian Sawe, 1:59:30 koşarak resmi yarış koşullarında iki saatin altına inen ilk insan oldu ve maraton dünya rekorunu kırdı. Aynı yarışta Tigst Assefa da kadınlar dünya rekorunu geliştirdi. Böylece aynı gün içinde iki dünya rekoru birden geldi.

Sawe’nin performansıyla birlikte en çok konuşulan konulardan biri de ayağındaki ayakkabıydı. Kenyalı atlet yarışta adidas Adizero Adios Pro Evo 3 kullandı. Adidas’ın “şimdiye kadar ürettiğimiz en hafif ve en hızlı yarış ayakkabısı” olarak tanımladığı model yaklaşık 97 gram ağırlığında. Yarıştan sonra ayakkabının görüntüleri sosyal medyada ayrı bir gündeme dönüştü. Özellikle son birkaç yıldır supershoe teknolojisinin geldiği nokta zaten tartışılıyordu ama Londra’daki performans bu tartışmayı başka bir seviyeye taşıdı.

Ama Londra’yı asıl ilginç yapan şey sadece elit tarafta yaşananlar değil. Bu yıl organizasyon bir başka rekoru daha kırdı. 2027 Londra Maratonu için yapılan başvuru sayısı 1.33 milyonu geçti. Bunun 1 milyondan fazlası sadece İngiltere’den geldi. Yani ülkedeki yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 1.8’i Londra Maratonu’na başvurdu.

Bu sayı sadece “koşu popülerleşiyor” diye açıklanabilecek bir şey değil artık. Londra Maratonu bir spor organizasyonundan çıkıp kültürel bir etkinliğe dönüştü. Yarış haftası boyunca şehirde pop-up’lar, shake-out koşuları, marka etkinlikleri, topluluk buluşmaları ve içerik üretimleri oluyor. İnsanlar sadece koşmak için değil, o atmosferin parçası olmak için Londra’ya gidiyor.

Organizasyonun iki güne yayılması fikrinin ciddi şekilde konuşulmasının sebebi de bu. Londra Maratonu artık mevcut kapasitesine sığmıyor. 2026 yarışında yaklaşık 60 bin kişi finiş görerek dünyanın en büyük maratonu rekorunu da geri aldı.

Belki de en ilginç taraf şu: Bir yanda insan sınırlarını zorlayan dünya rekorları var, diğer yanda ilk maratonunu koşmak isteyen yüz binlerce insan. Londra Maratonu bugün ikisini aynı anda taşıyabilen nadir organizasyonlardan biri. Ve tam da bu yüzden büyümeye devam ediyor.