Türkiye’nin farklı şehirlerinde koşu toplulukları son yıllarda hızla çoğalıyor ama her şehirde ortaya çıkış hikâyesi başka bir yere dayanıyor.
Van’da kurulan Rek-Van ise yalnızca bir koşu grubu değil, birlikte spor yapma ihtiyacından doğan bir topluluk.

Biz de ekiple nasıl başladıklarını, Van’da koşmanın nasıl bir deneyim olduğunu ve şehirde düzenlenecek GurmeRun öncesinde neler yaptıklarını konuştuk.

1. Rek-Van Nasıl Doğdu?

ALPER: Rek-Van Rekreasyon Van’ın birleşimidir. Rekreasyon yani boş zamanları değerlendirmeyi ifade eder. Van ise bu projeyi hayata geçirdiğimiz kadim şehir. Bu iki hece altında toplanan sayısız kaliteli an ve sporun birleştirici gücü bizi bir araya getirdi.
Rek-Van planlı olarak kurulmadı. Birlikte yoga yapan, voleybol oynayan, tırmanış yapan, kürek çeken bir arkadaş grubunun kurduğu Whatsapp grubu iken radikal bir kararla 3 Mayıs 2025 tarihinde daha geniş bir kitleye hitap etme kararı ile ve önce Van’a sonra tüm Türkiye’ye açıldı.
Daha geniş kitlelere hitap etme isteğimiz ise oldukça duygusal bir yerden doğuyor. Eşim Fatma Nur Erdem ile beraber katıldığımız bir maratonda kalabalık ekipleri görüp yalnızlığımıza içerledik ve ‘’Neden daha iyisini yapmayalım?’’ düşüncesiyle yola devam ettik. İşte hikayemizin özü budur.
Bu yolda en başından beri yanımızda olan ve desteklerini her daim hissettiğimiz ekip arkadaşlarımızı anmasak olmaz. Kurucu ekibimiz olarak Fatma Nur Erdem, Muhammet Bolat, Seher Özince ve Serkan Çiftçi iken katılımcı olarak katılıp sonrasında ekibimiz için her türlü aksiyonu alan ekip arkadaşlarımız Dicle Demir, Veysel Yönten, Ayhan Çoban, Seval Tatlı, Aysu Koçali ile bugün çok daha profesyonel ve organize bir ekibiz. Burada ismini anamadığım ancak ailemizin bir parçası olan yüzü aşkın üyemizle büyük bir uyum ve bütünlük içinde her zaman daha iyisi için çalışıyoruz.

2. Van’da Koşmak Nasıl?

AYSU: Van’da koşmak tek kelimeyle ‘’eşsiz’’ bir deneyim. Özellikle bahar ve yaz aylarında iklimin koşuya elverişli olması, nem dengesinin yerinde oluşu ve Van Gölü’nün sunduğu o muazzam mavilik, insanda sürekli ufuklara açılma isteği uyandırıyor. Bu mevsimlerde Van’da koşmak, sadece bir spor değil, aynı zamanda özgürleştirici bir deneyime dönüşüyor.
Elbette kış aylarının uzun ve çetin geçmesi, bu dönemde koşuların aksamasına neden olabiliyor. Ancak durmayı ve yılmayı bilmeyen bir ekip olarak biz, kışın da karda ve çamurda bata çıka koşmayı sürdürüyoruz. Bu da Van’ın bize sunduğu güzelliklerden bir başkası. Yeter ki bakmayı, görmeyi ve bundan zevk almayı bilelim.

3. Topluluk Nasıl İşliyor?

AYHAN: Biz aslında sadece bir koşu grubu değiliz. Koşu, ekibimizi bir araya getiren ve ateşleyen bir spor ancak sporun her alanını ekibimizle hayatımıza katıyoruz. Bir çeşit meydan okuma aslında. Voleybol, futsal, kano, tırmanış…bunlardan sadece birkaçı.
Her ay aylık programlarımızı yaparak bunları ekibimize duyuruyoruz. Elbette sporun birleştirici etkisiyle Rek-Van ekibi her zaman buluşmaya ve spor yapmaya tüm dinamizmiyle hazırdır.

4. Van’da Koşu Kültürü

MUHAMMET: Van’da topluluk halinde koşmak daha önce yapılmamış bir aktivite. Bundan kaynaklı çevrede haliyle şaşkınlık yaratıyor ancak sonrasında sadece spor yapmak ve keyifli vakit geçirmek için toplanan bu ekibi şehir halkı takdir ediyor. Şehir koşularımızdan sonra çoğunlukla bizimle koşmak isteyen insanların dönütleriyle karşılaşıyoruz.

5. GurmeRun Yarışının Şehirdeki Anlamı

SEHER: Gurme Run bir maratondan çok daha fazlası: Çok sesli bir kültür ve dostluk çağrısı. Tıpkı Rek-Van gibi. Şehrin ilk yemek temalı koşu yarışı olacak. Bir koşuyla birlikte şehrin ritmi damakta kalan lezzetlere dönecek. Van’ın koşu kültürü Rek-Van’la başladı. Rek-Van için anlamı ise çok büyük Gaziantep Gurme Run’dan sonra bu şehre bu yarışı getirmek ve deneyimlemek harika bir duygu.

6. GurmeRun’a Hazırlık

VEYSEL: Öncelikli hazırlığımız Gurme Run koşusunu çok daha geniş bir kitleye duyurmak. Ekip arkadaşlarımızı organize edip kondisyonlarını ekstra antrenmanlarla desteklemek, koşu ritimlerini arttırıcı çalışmalar yapmak, yarışma için motivasyonu sağlamak gibi ön hazırlıklarımız var.

7. Van’a Gelip Koşacaklara Tavsiyeler

DİCLE: Öncelikle Van yüksek rakımlı bir şehir bu yüzden tempoyu kontrollü artırmanızı tavsiye ederiz. Mayıs ayı Van’ın en güzel zamanları. Tam koşu havaları ve şehri keşfetmek için uygun zamanlar, koşu esnasında yanınıza ince bir yağmurluk almanız iyi olur.
Parkur olarak göl manzaralı alanlar hem motivasyon hem de keyif açısından tatmin edici. Koşu sonrası Van Gölü’nün havasını solumak, şehirle bağ kurmanın en güzel yollarından biri.
Ayrıca Van sadece koşulacak bir şehir değil; sıcak kanlı insanıyla, doğasıyla; çeşitli kiliseleri, kaleleri, Van kedi evleri, ve çeşitli yemekleriyle unutulmaz anlara olanak sağlayacaktır. Koşu sonrası ise Van mutfağını deneyimlemeden dönmemek şart. Meşhur Van kahvaltısı, meşhur yemeği keledoş ve daha nice yöresel lezzetler, yarış yorgunluğunu atmak için birebir. Şehir, doğası ve yemekleriyle gelen herkese “Burada kal biraz” diyor.

8. Kulübü Sürdürebilir Kılan Şeyler

FATMA NUR: Bir koşu kulübünü sürdürülebilir kılan şeyler: Azim, kararlılık, fedakarlık ve ekip ruhudur. Rek-Van’ı bir arada tutan en temel dinamik ise tam olarak bu birleşim. Biz bir koşu topluluğu olmaktan ziyada Rek-Van’ı bir aile olarak görüyoruz, hepimiz aynı doğrultuda beraber bir amaç için hareket ediyoruz. Bizi ayrılmaz kılan kaliteli birliktelikler ve anılar yaratmak.

9. Kulübün Gelecek Planları

ALPER: Rek-Van olarak kısa sürede gelinen bu noktada istikrarı korumak, sonrasında katılımcılara spor kültürünü aşılamak ve şehrin tanıtımına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Şu an devam eden Tarihin İzinde Koş serimiz ile şehrin tarihi noktalarında koşular düzenliyoruz.
3 Mayıs’ta yıllar sonra şehirde ilk kez koşulacak Gurme Run Van yarı maratonuna ev sahipliği yapacağız, Gurme Run ekibi ve Bahar Saygılı hocamıza ekip olarak tam desteğiz.
10 Mayıs’ta Wings For Life World Run koşusunda Van lokasyonunu açtırdık. Şu an uygulamada en fazla katılımcıya sahip 3. şehiriz.

Şu ana kadar Antalya, Mersin, Gaziantep, Adana, İzmir, Muğla, İstanbul olmak üzere birçok yol ve patika koşusuna ekip olarak katıldık ve çok sayıda kürsü alarak kısa zamanda harika bir başarıya imza attık.
Bundan sonra amacımız sağlıklı şekilde ülkemizde ki diğer yarışlara katılarak hem yeni yerler keşfetmek hem de Van şehrini tanıtmak amacındayız.
Ve son olarak hikayenin başladığı Mardin Mezopotamya Trail yarışına 18 Nisan’da 75 kişilik belki de bugüne kadar bir kulübün katılabileceği en kalabalık sayı ile katılacağız.
2 kişiyle çıktık yola şimdi ise kocaman bir ekibiz.


Bazı topluluklar bir planla değil, bir ihtiyaçla başlar. Rek-Van da birlikte koşacak bir ekip arayışıyla ortaya çıkıp kısa sürede şehrin ritmine karışan gruplardan biri olmuş. Bu heyecanarının devamını diliyoruz.